Bozkurtlar Otağı
 

Go Back   Bozkurtlar Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Geri Bağlan Seçenekler
Alt 04-03-2010, 21:47   #1
Yönetici
 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.03.10
İletiler: 17
Standart Emin Çölaşan ve gerçekler

Sözcü yazarı Emin Çölaşan, son dönemde yaşanan tartışmalar ve komutanların tutuklanması hakkında zehir zemberek bir yazı yazdı

ABD TEZGAHLIYOR Akp UYGULUYOR

SEVGİLİ okuyucularım, bu iktidarın Türkiye üzerinde oynadığı oyunları çok iyi görmek gerekiyor. Aksi takdirde yanılgıya düşeriz. Hemen belirteyim, bu oyunlar ülkemizde ABD tarafından tezgahlanıyor, uygulaması Akp ye kalıyor.
ABD, bu ülkede güçlü ve kendisine kafa tutacak bir orduyu asla istemiyor. Bu süreci zaten Kuzey Irak'ta Türk askerlerinin kafasına çuval geçirerek başlattı. O zamanki Genelkurmay Başkanı Bay Hilmi, şimdi olduğu gibi o zaman da kuzuların sessizliği rolünü oynadı.

ABD'NİN İKİ TEMEL AMACI

Şimdi ABD'nin (yanına AB'yi de almış olarak) Türkiye'de iki temel amacı var.
İlki, KKTC'yi yok edip Rum devletinin kucağına oturtmak.
İkincisi, Güneydoğu'yu Türkiye'den koparmak.

KIBRIS'I ANINDA RUMLARA DEVREDECEKLER

Bu iktidar döneminde bu iki amaca doğru hızla nasıl yaklaşıldığını hep birlikte görüyoruz. Ellerinden gelse, Türk milletinin ve Türk Ordusu'nun kesinlikle karşı çıkacağını bilmeseler, Kıbrıs'ı anında Rumlara devredecekler. Ne dedi Tayyip birkaç gün önce Kıbrıs Rum gazetelerine verdiği demeçte?
"Kıbrıs'ta kalıcı çözüm istiyoruz. Anlaşma olursa adadan kuvvetlerimizi çekebiliriz." Bu kadar basit! Sen Kıbrıs Türklerinin tek güvencesi olan Türk askerini oradan çektiğinde, Kıbrıs'ta geçmişte yaşananlardan oluşan aynı filmi "kalıcı çözüm" adıyla yeniden izlemeye başlayacağız.

TAYYİP'E ÖVGÜLER DİZEN LİBOŞ

Bu şahıs (Tayyip) son günlerde Rum ve Yunanlılara olan duygularını açıktan ifade etmeye başladı. Son olayı şöyle: Yunanistan'da, Batı Trakya'nın İskeçe kentinde yayınlanan ve sadece 500 adet satan bir gazetede, Hristos Hristodulu isimli bir gazeteci bir yazı yazıp Tayyip'e övgüler düzmüş. Aynen bizim Türkiye'deki yalaka, liboş, satıldı kalemler gibi! Tayyip bu herifi aratıp taa Girit adasında buldurmuş ve onu Türkiye'ye, bir kahve içmeye (!) çağırmış. Adam diyor ki 'Telefonda Tayyip'in aradığını söylediklerinde inanmadım, beni işletiyorlar zannettim.'

İKTİDARIN ÖNCELİĞİ KIBRIS BELASINDAN KURTULMAK

Sonuç olarak bu adam Türkiye'ye gelecek, Tayyip'in konuğu olarak ağırlanacak. Paralar ya devletten, ya da Tayyip'in emrindeki örtülü ödenekten harcanacak.
Araya konu soktum, özür dilerim. Şimdi yine ana konuya dönelim. Bu iktidarın öncelik sırasında ilk olarak "Bütçeye yük olan Kıbrıs belasından" kurtulmak var. Güçlü bir ordu buna elbette karşı çıkacak. O halde ne yapmalı? Orduyu Ergenekon,Balyoz, darbe-marbe masallarıyla yaralayıp yıpratmalı, hadım etmeli ve itibarını sıfırlamak. Öyle bir ordu, Kıbrıs'ın satışına elbette ses çıkaramaz.

KÜRTÇÜLERİN BAŞ HEDEFİ

Gelelim ikinci satış konusuna... Yani Güneydoğu'ya. Orada bugüne kadar Türk Ordusu, Pkk ya karşı vuruştu ve karşılığında generalden ere tam 6 bin şehit verdi. Güneydoğu'da egemen olan (Kürtlerin demiyorum) Kürtçülerin baş hedefi, Türkiye'den kopup Kuzey Irak Kürt yönetimiyle birleşmek. Bu işler yavaş yavaş başlatılır. Önce Kürtçe getirilir, onu yerel özerklik ve sonrasında Türkiye'den kopup bağımsız kalmak izler. Ordu güçlü olduğu sürece, bunların hiçbiri mümkün değildir.

KÜRTÇÜLÜK AÇILIMI SAFSATASI

Şimdi Akp döneminde yapılanlara bir bakalım. Kürtçülük açılımı safsatası başlatıldı, Kürtçe serbest bırakıldı. TRT'de Kürtçe yayın başlatıldı. Habur'dan giren teröristler için çadır mahkemesi kuruldu, ayaklarına hakim ve savcılar gönderilip hepsi serbest bırakıldı. Diyarbakir'da Bay Haldun Dormen, Kürtçe müzikal sahneye koydu.Akp ve Fethullah destekçisi malum gazetede Kürtçe köşe yazılan başladı. Hem de yazan, Polis Akademisinde hocalık yapan Önder Aytaç isimli biri. Polisimizin hangi kafalara emanet edildiğini, kimler tarafından eğitildiğini görün! Dahası, yeni anayasa değişikliğinde seçimlerde Kürtçe propagandanın serbest olması öngörülüyor.
Bunlar ve bugüne kadar yaşadıklarımız, hep Türkiye'den kopmanın, bağımsızlığın ilk adımlan.

YARGIYI ELE GEÇİRMEYİ PLANLIYORLAR

İktidarları süresince her şeyi dantel gibi ördüler! Devletin bütün kurumlarını ele geçirdiler. Sadece yargının yarısı ve Türk Ordusu'nun tamamı hariç! Yargının tamamını, yapacakları anayasa değişikliği ile ele geçirmeyi planlıyorlar.
Önlerindeki en büyük engel TSK. Onu içten fethetmeyi, olmazsa darbe masallarıyla yıpratmayı, komutanları gözaltına alarak, tutuklatarak aşağılamayı ince ince planladılar. Şimdi, ABD tarafından hazırlanan o planların henüz başlarındayız. Medyaya servis edilen belgelerin, ses kayıtlarının ABD eliyle sağlandığını başta TSK olmak üzere herkes biliyor.
Komutanlar tutuklanıyor, ele geçirdikleri satılık medyada her gün intikam çığlıkları atılıyor ve başta Tayyip olmak üzere hepsi, bu olanları büyük bir zevkle izliyor.

DÜŞMAN ORDUSU TSK'DAN LAİKLİĞİN İNTİKAMINI ALIYORLAR

Utanç tablosu şu: "Düşman ordusu TSK'dan" Atatürkçülüğün, laikliğin ve Cumhuriyet rejiminin intikamı alınıyor.
Yıpratılmış, komutanları tutuklanmış veya gözaltına alınmış, saygınlığı paspas gibi çiğnenmiş bir ordu, gerek Kıbrıs ve gerekse Güneydoğunun satış işlemleri resmen başladığında ne yapacak? Dahası, içindeki disiplini nasıl sağlayacak, emir komuta zincirini nasıl koruyacak?
Bunların tümü, bilinçli olarak yapılıyor. Amaç "Kıbrıs belasından" kurtulmak ve Güneydoğu satışını tamamlamak. Orta vadede Kıbrıs, uzun vadede Güneydoğu!

YÜZ KIZARTAN DÖNEM

Türkiye, böylesine yüz kızartan bir dönemi ilk kez yaşıyor. Sevgili okuyucularım, bu rezillikleri lütfen iyi bilin, kafanızda sağlam yerlere oturtun. Bu iktidar gidici. Yakıp yıktığı kalelerin ve yaptığı satışların hesabı mutlaka sorulacak.
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-06-2010, 18:09   #2
Yönetici
 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.03.10
İletiler: 17
Standart


Türk ve Arap kanı birdir'


Sevgili okuyucularım, dünkü yazımın sonunda sizlere bugün, gündemde çok önemli konular olmadığı taktirde ‘Çok ilginç’ bir olayı aktaracağımı söylemiştim. Bu olayın içinde Abdullah-Tayyip ikilisi var. Fakat gelin görün ki, Türkiye’nin gündemi hız kesmeden devam ediyor ve o yazımı bir veya iki gün daha ertelemek zorunda kaldım. Sizlerden özür diliyorum.
İstanbul'da bizimkileri gaza getiriyorlar
Bir sürü Arap ülkesinin Cumhurbaşkanları, kralları ve şeyhleri, şimdi bir toplantı için Türkiye’ye gelmiş durumda. Heriflerin altlarında inanılmaz tekneler, yatlar, özel uçaklar var. Hepsi hırsız olduğu için ülkelerinin parasını kendi sefil yaşantıları için harcayan tiplerdir bunlar. Şimdi İstanbul'da bizimkileri gaza getiriyorlar.

‘Aslan ya hacii Tayip… Yaşa be Recep… Abdullah biraderimiz… Sizler bu Yahudilere ne biçim ders verdiniz be, helal size bu yollar…’
Suriye’nin Devlet Başkanı olan Esad isimli adam çıkmış kürsüye Tayyip’le birlikte ‘Türk ve Arap kanı birdir. Türk bayrağı bundan sonra Filistin sahillerinde dalgalanacaktır’ gibi acayip laflar ediyor.
Bu arap alemi gerçekten komiktir. Bunlar dünyanın en korkak, en beceriksiz, fakat en şamatacı ve yaygaracı adamlarıdır. ‘İsrail ve Yahudi düşmanlığı’ sadece bu adamların dilinde vardır. Bu nutukları bol bol atıp kendi halklarını uyuturlar, bu yolla da hırsızlık düzenlerini sürdürürler.

Tabanı yağlayıp kaçtılar

İsrail!.. Ortadoğu’da avuç içi kadar bir ülke. Coğrafyamızda ABD’nin küçük kardeşi, evladı. Tüm çevresi Arap ülkeleriyle çevrili.
Bu korkak ve onursuz Araplar, topraklarını İsrail’e kaptırdılar. Aralarında örgütlenip o toprakları geri alamıyorlar çünkü hepsi birbirine düşman. Birkaç kez İsrail’le savaşa girdiler, hepsinde hezimete uğradılar, mahvoldular, tabanları yağlayıp kaçtılar!

Türk kanı Arap kanı birdir

Suriye’nin Arap’ı şimdi gelmiş İstanbul’a ‘Türk kanı Arap kanı birdir’ diye palavra sıkıyor.

Ulan Esad, kanımız madem birdir, o halde Abdullah Öcalan isimli adamı başkentin Şam’da yıllarca nasıl beslediniz de, binlerce Türk’ün ölümüne neden oldunuz?
Bu soruyu burada ben soruyorum. Esad o sözleri ederken, kürsüde yanı başında duran Tayyip’in bunu sorması mümkün mü? Elbette değil. Nitekim soramadı!
İş palavra atmaya gelince bun Arapların üzerine hiç kimse yoktur. Göstermelik İsrail düşmanlığı ise bunların en adi yalanıdır. Bunların çoğu İsrail’in gereçek düşmanı değil, gerçekte dostudur. İşte Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, hatta Ürdün, Suriye vesaire… Çünkü bunların tamamı, birbirinin düşmanıdır. Hepsi birbirinin ayağını kaydırmaya bakıyor.
Ne acıdır ki bir gün koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten bizim aymazlar bu oyunu bilerek ve isteyerek düşünmüşlerdir… Çünkü İsrail’i sövmek, İsrail’e posta koymak, içeride oy getirmektedir!

Hükümetin Tayip isimli başına bir bakınız ki, yine aynı İstanbul toplantısında dışişleri bakanlığının değerli diplomatları için ‘Monşerler’ ifadesini kullanmaktan utanmamış, ‘O monşerler bizim dış politikamıza karışmaya kalkmasın’ diyebilmiştir!

Tayyip Bey ağzını açmamıştı
O dış politikası ki, AKP döneminde defalarca çuvallamıştır. Kuzey Irak’ta Özle Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı askerlerimiz ABD askerleri tarafından pusuya düşürülüp, başlarına çuval geçirildiğine, Tayip ağzını bile açmamıştır.

ABD ordusu Irak’ı bombalayıp işkal ederken tam 1.5 milyon Müslüman can vermiş, bizimkinin gıkı bile çıkmamıştır. Dahası, daha ha fazla Müslüman öldürsün diye, ABD’ye Türkiye’den geçiş izni vermeye kalkmıştır.

Uluslar arası alanda bir sürü aracılık girişiminde bulunmuştur, hepsinde de ‘Sen kenarda durup bekle’ yanıtını almıştır.

Yazdıklarım yalan ya da yanlışsa, ya çıkıp doğrusunu anlatmalı ya da beni mahkemeye verip hesap sormalıdır!

Şimdi çıkmışlar ortaya dinimize yeni bir kavram getirmeye kalkışıp ‘gemi şehitlerinden’ söz ediyorlar’! Allah günahlarını affetsin. Amin!

Sözcü Gazetesi ..Emin Çölaşan
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



Saat: 07:39.


© 2010 Bozkurtlar Otağı | Tanrıdağ