Bozkurtlar Otağı
 

Go Back   Bozkurtlar Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Geri Bağlan Seçenekler
Alt 30-05-2010, 13:44   #1
Yönetici
 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.03.10
İletiler: 17
Standart 5. Ordu Komutanları Silivri'de görev başında,

5. Ordu Komutanları Silivri'de görev başında
Emekli komutanlarımızın ünvanlarının başındaki "Emekli" eki kaldırılmıştır.
Görev tekrar başlamıştır. Görev yeri: Silivri 5. Ordu

Tuğgeneral VELİ KÜÇÜK görev başında

"Savaş sırasında cepheden dönülmez. Ya şehit olursun ya harp malulü" diyor veli Küçük.

Sağlık dosyası iyice kabarık… Prostat, şeker, yüksek tansiyon...
Doktorlar hastaneye yatmasını, ameliyat olmasını öneriyorlar.
Geciktirilmesi durumunda kansere dönüşme tehlikesinden söz ediyorlar.
Ama Veli Küçük: "Ben bunlara sığınmam, Hayır" diyor, hastaneye yatmayı reddediyor.

21 Nisan günlü duruşmada söz alan Veli Küçük şunları söyledi:
"Cephede başım ağrıyor, midem ağrıyor, tansiyonum çıktı vs denmez.
Burası da bir cephedir. 67 yaşındayım, ölümden korkmam, cepheden dönmem"

Veli Küçük 28 aydır tutuklu. (Şimdi kaç ay oldu acaba?)
Yandaş medyada hakkında yazılan yazılara gülüp geçiyor.
"Soytarılar" diyor. "Özal'ın ölümünden şimdi beni sorumlu tutanlar bile çıkıyor.
Oysa Özal öldüğü gün ben Ağrı bölgesinde dağlarda PKK ile mücadele ediyordum

Orgeneral ÇETİN DOĞAN görev başında

GATA'da yatıyordu. Doktorlar "Ameliyat olman gerekiyor" dediler, reddetti.
"Arkadaşlarımı cephede yalnız bırakmam, hemen teslim olup Silivri'ye gideceğim" dedi.
Kendi isteği ile taburcu oldu, hastaneden çıkıp teslim oldu.

Beşiktaş Adliyesinin önünde şunları söyledi:
"Kalp ilaçlarının dozlarını 4 kat arttırmak suretiyle iyiye gidiyorum.
Dün hastaneden çıktığımda tansiyonum 18 idi.
Silahlı Kuvvetlerde 50 yıl kalmış bir insanım.
Kurumumu zor durumda bırakacak bir işlem yapamazdım.
O yüzden de 18 tansiyonla dışarı çıktım. Dimdik ayaktayım.
Yürekliyim. Her şeye hazırım.
Cezaevindeki arkadaşlarımı yalnız bırakmayacağım.
Mücadelemi orada da sürdüreceğim.
Gerçekler bir gün gelecek, mutlaka ortaya çıkacaktır.
Herkes görecek ki, bu balyoz, çıkaranların, uyduranların kafasına inecek."

Korgeneral ENGİN ALAN görev başında

"Doktorlar bıraktığı anda ben burada bir dakika durmam.
Silah arkadaşlarım cezaevinde yatarken ben burada yatmam.
Doktorlar karşı çıksa bile mutlaka Silivri'ye döneceğim." diyordu, dediğini yaptı.
GATA'dan çıktı, Silivri 5. Ordudaki görevine başladı.

Yıllarca Özel Kuvvetler Komutanı olarak Kuzey Irak'ta PKK ile vuruşmuş.
Şemdin Sakık'ı yakalayıp getirmiş.
Öcalan olayının pek çok aşamasında bulunmuş.
Korg. Engin Alan, Balyoz tutuklusu olarak
Silivri'de yatarken tahliye olunca GATA'da tedaviye alındı.
Bu arada tekrar tutuklama kararı çıktı.

Hastanede Çölaşan'a anlatıyor: (Posta, 11 Nisan 2010)

"18 Mart törenlerinden Kolordu olarak biz sorumluyduk.
(Tayyip) Bana valiyle haber gönderiyor, 2 saat geç gelecekmiş.
"Töreni geç başlatsınlar" diyor. Kabul etmedim. "Emir değişmez" dedim.
Zamanında gelmek zorunda kaldı. Konuşması bitti.
Ayağa kalkmadım, alkışlamadım. Olay bu.

Ben dağlarda ölümden dönmüş adamım.
Kucağımda nice Mehmetçikler, hatta Emir Subayım şehit düştü.
Üç kez helikopterde mermi yedim, iki kez yerde PKK taradı.
Kuzey Irak'ta Metina Dağları'nda Tümgeneral rütbesiyle 38 gün dağlarda kaldım, bitlendim.
Ben bedavadan yaşayan adamım. Ölümden korkmam.
Ben bunlardan mı korkacağım, bunlara mı diz çökeceğim.

Poliste, sanki aranan sabıkalılar gibi üzerimize lavha koyup
resimlerimizi çektiler, parmak izlerimiz alındı.
Savcılar, sorguda bir tek suçlama getiremedi.
Ancak gözlerindeki nefreti hepimiz görüyorduk.
Bizi, düşman ordusunun esir generalleri gibi sorguladılar.
Neyle suçlandığımı söylemediler,
çünkü mahkemenin gizlilik kararı varmış, her şey gizli imiş.
"Hele bir Silivri'ye git, suçunu orada öğrenirsin" dediler.
Bunların hepsi onurumuzu kırmak için yapılıyordu.
Benim 20 yıl savaştığım adamlar Habur'dan girdi, serbest bırakıldı.
Şimdi biz terörist olduk.

Hepimizden korkuyorlar. Çok korkaklar.
Ama en büyük korkuları Özel Kuvvetlerle birlikte SAS ve SAT komandolarıdır.
Onun için denizcilerin üzerine gidiyorlar.
ABD/CIA - Fethullah - AKP üçlüsü tarafından tezgahlanan sahte ve
düzmece bir kurgu ile insanların onuru ayaklar altına alınıyor.
TSK her gün hakaretlere uğruyor."

Hürriyet'ten Saygı Öztürk'e yaptığı açıklamada ise şöyle diyordu:

"Benim adım Engin Alan. Ölüm dâhil hiçbir şeyden korkmuyorum.
Şu anda aşırı tansiyon hareketinden dolayı kroner bakım servisindeyim.
Buradan çıkınca doğruca cezaevine gideceğim.
Beni Silivri'ye değil İmralı'ya koysunlar.
Silivri'den tabutum çıksa bile tabutun kapağını kaldırıp dimdik yürüyeceğim.
Kimse burada olduğum için "GATA'gulle" demesin.
Ölümden korkmayan Engin Alan, cezaevine girmekten korkmaz.
Bunu herkes böyle bilsin."

Türkiye Türklerindir,
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



Saat: 07:48.


© 2010 Bozkurtlar Otağı | Tanrıdağ